Ateştopu Fotoğraf Eleştirileri

İnsanlar soru sorulmasını sevmezler, bu nedenle felsefecileri ve eleştirmenleri de sevmezler. Ben de, sanatçıların nasırına nasırına basan bir eleştirmen olarak hiç sevilmem. Eleştirmen olarak seviliyor olsaydım, bu beni rahatsız ederdi. Yine anımsatayım: Aracı amaç kılmıyorum, yanlızca ülkemi, halkımı ve kültürümü oldukça ayrıntılı tanıyorum. Eh, yaşadıklarımızdanda yeterince ders aldık zaten.Gelelim foto eleştirimi nasıl yaptığıma:İlkin bakarım, sonra bakarım, bir daha bakarım. 3 kezden aşağısı olmaz. Sonra düşünürüm, bir daha düşünürüm, daha da düşünürüm. 3 kezden aşağısı olmaz. Sonra yazarım. Çoğunluk (19942’ten beridir) 1 kerede metin yazılır ve biter. (Düzeltiler hariç.) Sonra okurum, bir daha okurum, bir daha okurum. 3 kezden aşağısı olmaz. Eğlenceli bir biçimde, farklı duygusal tonlarda okuduğum için, karşı taraftakilerin hangi başka başka nasırlarının acıyacağını görürüm.Eğer çizmeyi aşmışsam ve bunun ayırdına varmışsam, oto-sansür uygularım. Bilgisayar belleğine metni gömerim.Eğer çizmeyi aşmışsam ve bunun ayırdına varmamışsam, matbu dergi veya internet sitesi fren sıkar.Diğer bir deyişle, sınırı daima zorlarım: Kendiminkini, okurunkini, editörünkini, fotoğrafçınınkini.<

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir